Akkuyu’da yerlileştirme 12 milyar dolara ulaştı: Türkiye nükleerde yeni eşiği geçti
Türkiye’nin nükleer enerji alanındaki en büyük yatırımlarından biri olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde (NGS) yerli katkı oranı ve ekonomik büyüklük her geçen gün artarken proje hem enerji üretimi hem de sanayi işbirliği açısından yeni bir aşamaya geçti. Yetkililer, Akkuyu’da yürütülen çalışmaların yalnızca bir enerji yatırımı olmadığını aynı zamanda Türkiye’nin sanayi ve teknoloji kapasitesini güçlendiren stratejik bir dönüşüm projesi olduğunu vurguladı. PROJEDE İŞ HACMİ 12 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE ULAŞTI Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdür Vekili Salih Sarı, Akkuyu projesinde bugün itibarıyla 300’den fazla yerli firmanın aktif olarak yer aldığını belirterek bu firmaların inşaat, malzeme ve ekipman tedariki ile test, sertifikasyon ve mühendislik hizmetlerinde görev aldığını ifade etti. Projede ulaşılan toplam iş hacminin ise yaklaşık 12 milyar dolar seviyesine çıktığını açıkladı.
ENERJİDE STRATEJİK HEDEF VE NÜKLEER VİZYON Konuşmasında nükleer enerjinin Türkiye açısından stratejik önemine değinen Sarı, bu alanın yalnızca enerji üretimi değil aynı zamanda arz güvenliği, ithal kaynaklara bağımlılığın azaltılması, karbon emisyonlarının düşürülmesi, yüksek teknoloji üretimi ve sanayi ekosisteminin güçlendirilmesi açısından kritik rol oynadığını vurguladı. Türkiye’nin nükleer hedeflerine de değinen Sarı, 2035 yılına kadar 7,2 gigavat, 2053 yılına kadar ise 20 gigavat nükleer kapasiteye ulaşmayı planladıklarını hatırlattı. Sarı ayrıca, “Nükleer enerjinin her alanında kendi kendine yeten bir ülke olma yolunda araştırma, sanayi, insan kaynağı, yakıt çevrimi, test ve sertifikasyon alanlarında somut adımlar atmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. AKKUYU’DA İNŞAAT VE ÜRETİM SÜRECİ HIZ KAZANDI Akkuyu NGS’de saha çalışmalarına ilişkin bilgi veren Salih Sarı, birinci ünitenin inşaatının büyük ölçüde tamamlandığını ve test süreçlerinin sürdüğünü belirtti.
Diğer üç ünitede ise inşaat ve montaj çalışmalarının yaklaşık 25 bin çalışanın katkısıyla planlandığı şekilde devam ettiğini söyleyen Sarı, bu yıl içerisinde Akkuyu’dan ilk elektrik üretiminin hedeflendiğini ifade etti. Türkiye’nin nükleer enerji yatırımlarının yalnızca Akkuyu ile sınırlı olmadığını vurgulayan Sarı, Sinop ve Trakya’da iki yeni nükleer santral projesi üzerinde de çalışmaların sürdüğünü açıkladı. YERLİ SANAYİYE ENTEGRASYON VE NETBİS SİSTEMİ Sarı, Akkuyu’da yerli sanayi katkısının artması için önemli bir altyapı oluşturulduğunu belirterek Nükleer Enerji Tedarikçi Bilgi Sistemi (NETBİS) ile firmaların görünürlüğünün artırıldığını söyledi. Bu sistem sayesinde Türkiye’deki sanayi kuruluşlarının hem yerli hem de uluslararası nükleer tedarik zincirlerine entegre edildiğini belirten Sarı, firmaların kapasite ve kabiliyetlerinin daha etkin değerlendirildiğini ifade etti.
AKADEMİ VE SANAYİ İŞ BİRLİĞİ VURGUSU İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, Türkiye’nin ilk nükleer teknoparkının İTÜ bünyesinde kurulacağını açıklayarak bunun önemli bir sorumluluk olduğunu söyledi. Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç ise Türkiye’nin nükleer teknolojiyi yalnızca kullanan değil, geliştiren ve ihraç eden bir ülke olmayı hedeflediğini belirterek güçlü ve belgelenmiş bir sanayi yapısının gerekliliğine dikkat çekti.
Nükleer Sanayi Derneği (NSD) Başkanı Alikaan Çiftçi de Akkuyu’daki yerlileştirme oranının Türk sanayisi için uluslararası düzeyde önemli bir referans oluşturduğunu ifade etti.