Finansman oranlarında gerileme sinyali: Konut ve taşıt kredilerinde düşüş beklentisi hızlandı
Küresel petrol fiyatlarındaki düşüşün ardından risk algısında yaşanan iyileşme Türkiye tahvil piyasasına da yansıdı. Analistler Ortadoğu’da gerilimin azalmasının gelişmekte olan ülkeler için genel olarak destekleyici bir ortam oluşturduğunu vurguluyor. Bu çerçevede Türkiye’nin risk primindeki düşüşün hem yabancı yatırımcı ilgisini hem de yerli tahvil talebini artırdığı değerlendiriliyor. RİSK PRİMİNDE GERİLEME VE POZİTİF AYRIŞMA Finans çevreleri, petrol fiyatlarındaki düşüşün özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından olumlu bir zemin oluşturduğunu belirtirken Türkiye’nin bu süreçte “pozitif ayrışan ekonomiler” arasında yer aldığını ifade ediyor.
Aynı zamanda Türkiye’nin kredi risk priminin (CDS) 225 baz puana kadar gerileyerek şubat sonundan bu yana en düşük seviyelere inmesi de piyasalardaki iyimserliği destekliyor. FAİZ BEKLENTİLERİ MERKEZ BANKASI’NA ODAKLANDI Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son toplantısında politika faizini sabit tutarak temkinli duruşunu koruduğu fonlamayı ise %40 seviyesindeki koridorun üst bandından sürdürdüğü hatırlatılıyor. Analistler, piyasalardaki iyileşme eğiliminin devam etmesi halinde TCMB’nin önce fonlama politikasını politika faizi seviyesine çekebileceğini ardından ise faiz indirim sürecine kapı aralayabileceğini değerlendiriyor. Bu adımların piyasa faizlerinde ek düşüşü beraberinde getirebileceği ifade ediliyor.
EYLÜL SONRASI FAİZ İNDİRİM BEKLENTİSİ Yaz aylarında Ortadoğu kaynaklı risklerin daha da azalması petrol fiyatlarında istikrar ve mevsimsel olarak gıda fiyatlarında beklenen düşüşün enflasyona destek olabileceği öngörülüyor. Bu çerçevede, TCMB’nin faiz indirim döngüsüne eylül ayı toplantısı itibarıyla başlayabileceği yönünde beklentiler güçleniyor. Olası bir indirim sürecinin ise tüketici finansmanı konut kredileri ve taşıt kredilerinde aşağı yönlü hareketi hızlandırabileceği değerlendiriliyor. KONUT VE TAŞIT FİNANSMANINDA SON DURUM Piyasalardaki gelişmelerin ardından tüketicilerin en çok takip ettiği kalemlerden biri olan konut ve taşıt finansmanı oranları da gündemdeki yerini koruyor.
15 Haziran itibarıyla katılım bankalarının konut finansmanı oranları şu şekilde sıralanıyor: Vakıf Katılım: %2,68 Albaraka: %2,80 Kuveyt Türk: %2,91 Türkiye Finans: %2,99 Dünya Katılım: %2,99 Emlak Katılım: %3,39 TAŞIT FİNANSMANINDA ORANLAR 24 ay vadeli taşıt finansmanı oranlarında ise tablo şu şekilde oluştu: Vakıf Katılım: %3,19 Albaraka: %3,21 Dünya Katılım: %3,39 Türkiye Finans: %3,63 Kuveyt Türk: %3,67 Analistler faiz beklentilerindeki düşüş eğiliminin sürmesi halinde hem konut hem de taşıt finansmanında yeni indirimlerin gündeme gelebileceğini belirtiyor. TAHVİL FAİZİNİN DÜŞMESİ NE ANLANA GELİYOR? Tahvil faizi, devletin veya şirketlerin borçlanma amacıyla ihraç ettiği tahviller karşılığında yatırımcılara sunduğu getiri oranını ifade eder. Yani yatırımcılar devlete ya da ilgili kuruma borç vererek tahvil satın alır ve belirlenen vade sonunda anapara ile birlikte faiz geliri elde eder.
Tahvil faizlerindeki değişim ise piyasadaki risk algısı ve yatırımcı güvenine ilişkin önemli bir gösterge olarak kabul edilir. Faizlerin yükselmesi borçlanma maliyetlerinin arttığına ve risk algısının güçlendiğine işaret ederken, düşüşler ise piyasalarda iyimserliğin ve güvenin arttığı şeklinde yorumlanır.